Adli sicil kaydı, halk arasında bilinen adıyla sabıka kaydı, iş başvurularından bazı resmî işlemlere kadar farklı alanlarda gündeme gelebiliyor. Geçmişte hakkında mahkûmiyet kararı verilen kişiler ise belirli bir süre geçtikten sonra kayıtlarının silinip silinemeyeceğini merak ediyor. Ancak adli sicil kaydının silinmesi ile arşiv kaydının tamamen kaldırılması aynı hukuki işlem değildir. Her iki süreçte de mahkûmiyetin niteliği, cezanın infaz durumu ve kanunda belirtilen süreler önem taşır.
Adli sicil ve arşiv kayıtlarına ilişkin temel düzenleme, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu kapsamında yer alır. Bu nedenle yalnızca e-Devlet üzerinden alınan belgede bir kaydın görünmesine bakarak silinme şartlarının oluştuğu sonucuna varmak doğru olmaz. Öncelikle kaydın hangi aşamada bulunduğunun ve ilgili kanun hükümlerinin somut olaya nasıl uygulanacağının değerlendirilmesi gerekir.
Adli Sicil Kaydı Nedir?

Adli sicil kaydı, kanunda belirtilen kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarına ilişkin bilgilerin tutulduğu resmî kayıttır. Günlük kullanımda “sabıka kaydı” olarak da adlandırılır. Ancak her ceza yargılaması veya her mahkeme kararı aynı şekilde adli sicile işlenmez. Kararın türü ve kesinleşme durumu bu noktada belirleyicidir.
Bir mahkûmiyetin adli sicilde yer alması, kaydın hiçbir zaman silinemeyeceği anlamına gelmez. 5352 sayılı Kanun’un 9. maddesi, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde adli sicil bilgilerinin kayıttan çıkarılarak arşive alınmasını düzenler. Bu aşamada kaydın standart adli sicil belgesinde görünmemesi mümkün olsa da arşiv kaydının da kendiliğinden tamamen ortadan kalktığı düşünülmemelidir.
Adli Sicil Kaydı Hangi Şartlarda Silinir?
Adli Sicil Kanunu’nun 9. maddesine göre, kanunda belirtilen şartların oluşması durumunda adli sicil kaydı silinerek arşiv kaydına alınabilir. Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması bu değerlendirmede önemli unsurlardan biridir. Bunun yanında kanunda belirtilen diğer hukuki durumlar da kayıtların güncellenmesini etkileyebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, cezanın infazının tamamlanmasıyla kaydın doğrudan ve her durumda tamamen yok olmasının aynı şey olmadığıdır. Bazı hâllerde kayıt adli sicilden çıkarılır ancak arşivde tutulmaya devam eder. Dolayısıyla başvuru öncesinde kişinin mevcut kaydının niteliği ve infaz bilgileri birlikte incelenmelidir.
Adli Sicil Arşiv Kaydı Nasıl Silinir?

Adli sicil kaydı arşive alındıktan sonra, arşiv kaydının silinmesi için 5352 sayılı Kanun’un 12. maddesinde yer alan şartlar dikkate alınır. Kanunda, mahkûmiyetin niteliğine göre değişen süreler öngörülmüştür.
Genel olarak diğer mahkûmiyetler bakımından, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle kayıt tamamen silinebilir. Anayasa’nın 76. maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde ise farklı hükümler uygulanır. Bu durumlarda yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl, bu koşul aranmaksızın otuz yıl geçmesi esas alınabilir.
Bu süreler her dosyaya aynı şekilde uygulanmaz. Mahkûmiyetin hukuki niteliği, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarih ve yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin bir kararın bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Kanunda ayrıca fiilin sonradan suç olmaktan çıkarılması veya yargılamanın yenilenmesi ya da kanun yararına bozma sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi gibi durumlarda kayıtların tamamen silinmesine ilişkin hükümler de bulunur.
Adli Sicil Kaydı Silme Başvurusu Nasıl Yapılır?
Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemler, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülür. İşlemler, kanunda belirtilen hükümler doğrultusunda talep üzerine veya bazı durumlarda resen gerçekleştirilebilir.
Başvuru yapmadan önce mevcut adli sicil ve arşiv belgesinin incelenmesi, mahkûmiyet kararının ve infaz durumunun netleştirilmesi önemlidir. Kişinin hangi hüküm nedeniyle kaydının bulunduğunu, kararın kesinleşme tarihini ve infazın tamamlanıp tamamlanmadığını bilmesi, uygulanacak hukuki yolun belirlenmesini kolaylaştırır.
Başvuruda yalnızca kaydın silinmesini istemek yerine, talebin hangi yasal koşula dayandığının açıkça ortaya konulması gerekir. Gerekli bilgi ve belgeler dosyanın durumuna göre değişebileceğinden, her başvuru için aynı evrak listesinin geçerli olduğu söylenemez. Resmî işlemlerle ilgili bilgi için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü sayfası incelenebilir.
HAGB Kararı Adli Sicil Kaydını Etkiler mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), adli sicil kaydının silinmesi konusuyla sıkça karıştırılan ayrı bir hukuki kurumdur. HAGB kararında, mahkemece kurulan hükmün açıklanması belirli şartlara bağlanır ve bu kararın kendine özgü kayıt ve sonuçları bulunur. Bu nedenle HAGB kararı verilen bir kişinin durumu, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan bir kişinin adli sicil veya arşiv kaydıyla aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Adli Sicil Kaydı Silinmezse Ne Yapılabilir?
Yasal şartların oluştuğu düşünülmesine rağmen kayıt hâlâ görünüyorsa öncelikle kaydın adli sicilde mi yoksa arşivde mi bulunduğu belirlenmelidir. Ardından mahkûmiyet ve infaz bilgileri ile başvurunun dayandığı kanun hükmü karşılaştırılmalıdır. Kayıtların güncellenmesi veya silinmesi talebinin doğru hukuki gerekçeyle sunulması, sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından önem taşır.
Her dosyanın koşulları farklı olabileceği için başvuru yolunun belirlenmesinde ceza hukuku alanında çalışan bir avukat tarafından hukuki değerlendirme alınması yararlı olacaktır. Özellikle birden fazla mahkûmiyet kaydı bulunan, yasaklanmış hakların geri verilmesi gündeme gelen veya kayıtların silinme süresi konusunda tereddüt yaşayan kişiler bakımından dosyanın bütün olarak incelenmesi gerekir.
Sonuç olarak, adli sicil kaydının silinmesi ve arşiv kaydının tamamen kaldırılması, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’ndaki farklı şartlara bağlıdır. Sürelerin doğru hesaplanması ve uygulanacak hükmün belirlenmesi için yalnızca kaydın görünür olup olmadığına değil, kararın niteliğine ve hukuki geçmişine de bakılmalıdır.

Ekim 19, 2026
[…] kararları, genel adli sicil kayıtlarından ayrı olarak bu kararlara özgü bir sisteme kaydedilir. Kanuna göre bu kayıtlar, […]
Ekim 19, 2026
[…] nedenle HAGB kararının adli sicil, arşiv kaydı, kamu görevine giriş, ruhsat ve benzeri alanlardaki etkileri değerlendirilirken […]